Elektrikli Araç Sahipliğinde Türkiye’deki Lider Şehirler
25 12.2025

Elektrikli Araç Sahipliğinde Türkiye’deki Lider Şehirler

Türkiye’de elektrikli araç (EA) sahipliği son birkaç yılda istisnai bir hızla artmakta, ancak bu artış ülke geneline eşit dağılmamaktadır. TÜİK verilerine göre 2015’te yalnızca birkaç yüz olan elektrikli otomobil sayısı, 2025 Kasım itibarıyla 351.836 adede yükselmiştir. Aynı dönemde EPDK’nın yayımladığı Kasım 2025 ‘Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri’ne göre toplam şarj soketi sayısı 37.473’e çıkmış; şarj istasyonlarının toplam kurulu gücü 2.789 MW seviyesine ulaşmıştır. Bu tablo, özellikle bazı büyükşehirlerin hem araç parkı hem de şarj altyapısı açısından “lider şehirler” haline geldiğini göstermektedir.

Elektrikli Araç Sahipliğinde Liderliği Tanımlayan Ölçütler

Şehirlerin elektrikli araç sahipliğinde lider olup olmadığını değerlendirmek için tek bir göstergeden ziyade birkaç temel ölçüte birlikte bakmak gerekir. Türkiye’de ulusal düzeyde araç sayısı TÜİK tarafından, şarj istasyonu ve soket sayıları ise EPDK’nın aylık “Şarj Hizmeti Piyasası İstatistikleri” ile izlenmektedir.

Kasım 2025 verilerine göre ülkede 351.836 elektrikli araç ve 37.473 şarj soketi bulunmaktadır (AC: 21.422, DC: 16.051). 

Bu çerçevede, şehirler bazında liderliği değerlendirirken kullanılan başlıca kriterler şunlardır:

  • Toplam elektrikli araç sayısı: Her şehirde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı, pazarın olgunluk düzeyini göstermektedir. Resmi istatistikler doğrudan il bazlı araç sayısını ayrıntılı biçimde yayımlamasa da, ulusal toplam içindeki pay ve büyükşehirlerdeki şarj tüketim verileri dolaylı bir gösterge sunmaktadır.
  • Şarj istasyonu ve soket sayısı: Halka açık şarj istasyonu sayısı ve bu istasyonlardaki toplam soket (şarj noktası) adedi, kullanıcının gündelik hayatta ne kadar rahat şarj bulabildiğini belirler. EPDK verileri, İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa ve İzmir’in hem istasyon hem soket açısından ilk sıralarda yer aldığını göstermektedir.
  • Araç başına düşen şarj istasyonu / soket oranı: Sadece mutlak istasyon sayısına bakmak yanıltıcı olabilir. Bu nedenle, her 100 elektrikli araca düşen şarj istasyonu sayısı gibi göreli göstergeler, bir şehirde altyapının talebi ne ölçüde karşıladığını gösterir. Kasım 2025 itibarıyla Türkiye genelinde her 100 elektrikli araca yaklaşık 4,11 halka açık şarj istasyonu ve yaklaşık 10,65 şarj soketi düşmektedir.
  • Şarj tüketimi ve işlem sayısı: Şehirlerde tüketilen enerji miktarı (MWh) ve yapılan şarj işlemi sayısı, fiili kullanım yoğunluğunu gösteren önemli metriklerdir. 2025 yılı verileri, şarj tüketiminde İstanbul’un açık ara önde olduğunu, Ankara ve İzmir’in ise onu izlediğini ortaya koymaktadır.
  • Şehirlerin ekonomik, lojistik ve turistik rolü: Sanayi, lojistik ve turizm merkezleri; filo araçları, kiralama şirketleri ve uzun yol kullanıcıları nedeniyle daha yoğun bir şarj talebi üretmektedir. Bu nedenle Antalya, Bursa ve bazı sınır/turizm şehirleri, mutlak araç sayısı sınırlı olsa da altyapı yoğunluğu bakımından öne çıkabilmektedir.

İstanbul: Şarj Altyapısı ve Tüketimde Açık Ara Lider

İstanbul, hemen her metrikte Türkiye’nin elektrikli araç başkenti konumundadır. 2023 ortasında ülkedeki toplam 3.790 şarj istasyonunun büyük bölümü yine bu şehirde yoğunlaşmışken, 2025 sonuna gelindiğinde Türkiye genelindeki istasyon sayısı 14 bin 460’a, İstanbul’daki istasyon sayısı ise 3.576’ya yükselmiştir. 2025 Şubat itibarıyla Türkiye’deki her dört istasyondan birinin İstanbul’da bulunması, bu liderliğin devam ettiğini göstermektedir.

Tüketim verileri de bu tabloyu teyit etmektedir. 2025 Ağustos ayında elektrikli araç şarjında yaklaşık 55 milyon kWh’lik ulusal tüketim gerçekleşirken, bunun yaklaşık 12.285 MWh’lik kısmı İstanbul’da gerçekleşmiştir; Ankara ve İzmir’in tüketimi sırasıyla 5.732 ve 3.599 MWh düzeyindedir.

Kasım 2025’te Türkiye toplam tüketimi yaklaşık 50.280,9 MWh olduğundan, İstanbul’un payı yaklaşık %29–30 bandındadır. Bu veriler, elektrikli araç sahipliğinin ve kullanım yoğunluğunun fiilen en yüksek olduğu şehrin İstanbul olduğunu net biçimde göstermektedir.

Veri Analiz Ajansı’nın 2025 Temmuz sonu itibarıyla yaptığı hesaplamalarda, İstanbul’da bir şarj soketine düşen elektrikli araç sayısının 7 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu oran, Türkiye ortalaması olan yaklaşık 9 aracın belirgin biçimde altındadır ve şehrin talep artışını öngörerek altyapısını göreceli olarak daha güçlü tuttuğunu göstermektedir. Buna karşın, İstanbul’un araç parkı ve günlük trafik yoğunluğu dikkate alındığında, özellikle hızlı (DC) şarj istasyonlarının daha da yaygınlaştırılması gerektiği açıktır.

İstanbul’un 2030 vizyonu: 1 milyon elektrikli araç hedefi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSPARK’ın planları da şehrin bu alandaki iddiasını ortaya koymaktadır. UKOME toplantısında yapılan sunumlarda, 2030 yılına gelindiğinde Türkiye’deki elektrikli araçların yaklaşık %55’inin, yani yaklaşık 1 milyon aracın İstanbul’da olacağı öngörülmüştür. Bu öngörü, hem kamu otoparklarında hem de özel sektör yatırımlarında şarj altyapısının daha agresif biçimde büyütülmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu vizyon doğrultusunda İSPARK, elektrik altyapısı uygun olan tüm katlı otoparklarında şarj istasyonu kurmayı, açık ve yol üstü otoparklarda da kademeli olarak şarj noktaları devreye almayı planlamaktadır. Şehrin enerji arz güvenliği, dağıtım şebekesinin dayanıklılığı ve yenilenebilir kaynaklardan beslenen “yeşil şarj istasyonları” gibi kavramlar da bu planlamanın ayrılmaz parçasıdır.

Ankara ve İzmir: Kamu ve Teknoloji Odaklı İkincil Merkezler

Ankara ve İzmir, İstanbul’un ardından Türkiye’de elektrikli araç sahipliğinin ve şarj altyapısının en yoğun olduğu şehirler arasında yer almaktadır. Kasım 2025’te Ankara’da 1.577, İzmir’de 617 halka açık şarj istasyonu bulunurken; Aralık 2025’te bu sayılar sırasıyla 1.627 ve 631’e yükselmiştir. Bu artış, özellikle kamu filolarında elektrikli araçların yaygınlaşması, kurumsal şirketlerin filo dönüşümleri ve teknoloji odaklı kullanıcı profili ile yakından ilişkilidir.

Şarj tüketimi açısından bakıldığında Ankara, İstanbul’un ardından ikinci sırada yer almakta; 2025 Ağustos verilerine göre 5.732 MWh’lik tüketimle önemli bir paya sahiptir. İzmir’in tüketimi ise 3.599 MWh düzeyinde olup, onu üçüncü sıraya yerleştirmektedir. Bu tablo, her iki şehirde de hem bireysel hem kurumsal kullanıcıların elektrikli araca yöneliminin güçlü olduğunu göstermektedir. Ancak altyapı kapasitesi ile araç sayısı arasındaki denge, iki şehirde farklı düzeylerde seyretmektedir.

Veri Analiz Ajansı’nın il bazlı değerlendirmesine göre Ankara’da bir sokete 10, İzmir’de ise 13 elektrikli araç düşmekte; bu oranlar Türkiye ortalamasının üzerinde yer almaktadır. Bu durum, her iki şehirde de altyapının talep artışına yetişmesi için ek yatırımlara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Özellikle yoğun yerleşim bölgeleri, iş merkezleri ve kampüsler etrafında hızlı şarj istasyonlarının artırılması, hem menzil kaygısını azaltacak hem de kullanım deneyimini iyileştirecektir.

Bu iki şehri öne çıkaran başlıca unsurlar şu şekilde özetlenebilir:

  • Kamu ve kurumsal filoların etkisi: Bakanlıklar, kamu kurumları ve büyük şirketlerin elektrikli araçları filolarına dahil etmesi, özellikle Ankara’da talebi yukarı çekmektedir.
  • Teknoloji ve yenilik odaklı kullanıcı profili: Üniversite, teknopark ve Ar-Ge merkezlerinin yoğunluğu, İzmir ve Ankara’da erken benimseyen kullanıcı kitlesi yaratmaktadır.
  • Şehir içi ulaşımda dönüşüm baskısı: Artan hava kirliliği ve yoğun trafik, belediyeleri otobüs ve servis filolarında elektrifikasyona yöneltmekte; bu da kamusal şarj altyapısına ek talep yaratmaktadır.

Antalya ve Bursa: Turizm ve Sanayi Ekseninde Yükselen Şehirler

Antalya ve Bursa, elektrikli araç şarj altyapısında mutlak sayılar açısından Türkiye’nin ilk beş şehri arasında yer almaktadır. Kasım 2025’te Antalya’da 866, Bursa’da 638 halka açık şarj istasyonu bulunurken; Aralık 2025’te bu sayılar Antalya’da 872’ye, Bursa’da 646’ya yükselmiştir. Bu rakamlar, her iki şehrin de nüfus büyüklüğü ve ekonomik yapısı dikkate alındığında oldukça yüksek bir yaygınlık anlamına gelmektedir. Özellikle Antalya’nın turizm, Bursa’nın ise sanayi ve lojistik kimliği, şarj talebini yılın tamamına yayan bir yapı oluşturmaktadır.

Araç başına düşen soket oranları da bu tabloyu destekler niteliktedir. Aynı analizde Antalya ve Bursa’da her bir şarj soketine yaklaşık 7 elektrikli araç düştüğü, yani bu şehirlerde altyapının, Türkiye ortalamasına kıyasla görece daha rahat bir kapasite sunduğu hesaplanmaktadır. Bu sayede hem yerel kullanıcılar hem de turistik amaçlı gelen sürücüler, planlı yolculuklarla menzil kaygısını minimize edebilmektedir.

Antalya ve Bursa’nın elektrikli araç sahipliğinde öne çıkmasında etkili olan ortak faktörler şu başlıklar altında toplanabilir:

  • Yoğun transit ve turizm trafiği: Antalya, yaz aylarında iç ve dış turizmin yoğunlaştığı bir merkez olarak kiralık elektrikli araçlara ve uzun yol kullanıcılarına hitap etmektedir. Bursa ise İstanbul, İzmir ve Anadolu aksı arasında bir kavşak noktasıdır.
  • Sanayi ve lojistik hatları: Bursa’daki otomotiv ve yan sanayi kuruluşları, kendi filolarında elektrikli araçları daha erken benimsemekte; bu da şehirdeki şarj noktası talebini artırmaktadır.
  • Karayolu ve otoyol altyapısı: Her iki şehir de otoyollar ve bölünmüş yollar üzerinden diğer metropollere iyi bağlanmış durumdadır; bu da şehirlerarası hızlı şarj koridorlarının bu bölgelerde yoğunlaşmasına yol açmaktadır.

Kişi ve Araç Başına Şarj Noktasında Öne Çıkan Anadolu Şehirleri

Elektrikli araç sahipliğinde liderlik sadece büyükşehirlerin tekelinde değildir. EPDK verilerini il bazında işleyen analizler, “her 100 elektrikli araca düşen şarj istasyonu” ölçütüyle bakıldığında, bazı küçük illerin altyapı açısından Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu göstermektedir. 

Ulusal düzeyde yayımlanan değerlendirmelerde “elektrikli araç için en iyi 10 il” listesinde şu iller öne çıkmaktadır: Hakkâri, Batman, Şırnak, Tunceli, Bitlis, Mardin, Diyarbakır, Muş, Ardahan ve Gümüşhane. Bu illerde mutlak istasyon sayıları sınırlı olsa da, tahmini elektrikli araç parkına göre hesaplandığında araç başına düşen istasyon sayısı Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir. Örneğin Hakkari’de yalnızca 13 istasyon olmasına karşın, oran bazında Türkiye birincisi konumundadır.

Veri Analiz Ajansı’nın çalışması ise bu tabloyu farklı bir açıdan doğrulamaktadır. Aynı analizde, Gümüşhane, Batman ve Hakkâri; araç başına düşen soket oranının ülke ortalamasının hayli altında olduğu, dolayısıyla öncelikli olarak satışın teşvik edilebileceği iller olarak sınıflandırılmaktadır. Buna karşılık Tokat, Hatay, Kahramanmaraş, Kırşehir ve Kilis gibi illerde, mevcut soket sayısına göre araç yoğunluğunun oldukça yüksek olduğu ve altyapının hızla güçlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

2023’ten 2025’e Şehirler Arası Dönüşüm ve Gelecek Projeksiyonları

Zaman içindeki değişimi görmek, hangi şehirlerin sürdürülebilir biçimde liderliği koruyabileceğini anlamak açısından önemlidir. Kasım 2025’te soket sayısı 37 binin üzerine çıkmıştır; iki yıldan kısa sürede istasyon sayısı yaklaşık dört kat artmıştır. Bu büyüme, özellikle İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa ve İzmir’de yoğunlaşmış; ancak 81 ilin tamamında en az bir halka açık istasyon bulunur hale gelmiştir.

Elektrikli Araç Kullanıcıları ve Yatırımcılar İçin Stratejik Çıkarımlar

Türkiye’de elektrikli araç sahipliğinde lider şehirler, aynı zamanda önümüzdeki yıllarda pazarın derinleşeceği bölgeler olarak öne çıkmaktadır. İstanbul’un hem istasyon sayısında hem de şarj tüketiminde açık ara liderliği, bu şehirdeki kullanıcılar için daha geniş bir istasyon ağı ve daha rekabetçi fiyatlar anlamına gelmektedir. Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa ise hem mevcut altyapı hem de ekonomik-turistik önemleri nedeniyle yatırımcılar için öncelikli hedef pazar niteliği taşımaktadır.

Elektrikli araç satın almayı planlayan kullanıcılar açısından şehir bazlı bazı pratik çıkarımlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Büyükşehirler (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa): Bu şehirlerde hem AC hem DC şarj noktaları hızla artmakta; uygulamalar üzerinden istasyon bulmak görece kolaylaşmaktadır. Ancak yoğunluk saatlerinde, özellikle Ankara ve İzmir’de, istasyon doluluğu sorunları yaşanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Oran bazında avantajlı Anadolu illeri: Hakkâri, Batman, Gümüşhane gibi illerde araç başına düşen istasyon sayısı yüksek olduğu için ilk aşamada erişim avantajı bulunmaktadır. Bununla birlikte mutlak istasyon sayısının sınırlı oluşu, olası arıza veya bakım durumlarında alternatif sayısını azaltmaktadır.

Şehirlerarası yolculuklar: İstanbul–Ankara, İstanbul–Bursa–İzmir, Akdeniz ve Ege koridorlarında hızlı şarj istasyonlarının yoğunlaşması, uzun yol planlamasını kolaylaştırmaktadır. Daha az kullanılan güzergâhlarda ise güzergâh üzerindeki istasyonların önceden kontrol edilmesi önem taşımaktadır.

Wat Mobilite Yazar Avatarı

WAT Mobilite, elektrikli araçlar ve e-Mobilite ekosistemi üzerine derinlemesine bilgi sahibi bir grup olarak, en güncel ve doğru bilgileri kullanıcılara sunmayı hedefler. Ekip, net sıfır karbon emisyonu hedeflerine ulaşmada kilit bir rol oynayacak yenilikler ve teknolojiler üzerine odaklanarak, sürdürülebilir ve çevre dostu ulaşım çözümlerine dair kapsamlı rehberler hazırlar ve okuyucularının beğenisine sunar.